18 Mayıs 2008

Libertenliğe ilk adım… bir rüya

Yayınlayan markopasa ,saat 17:58 Kategori: Yaşanmış Hikayeler

Aylardır aklımızda. İliskimiz için gerçek bir saplantı. Tekrar  tekrar konuşuyoruz. Aylardır bu fikir bir saplantı haline geldi, beynimizi yedi, huylarımızı, isteklerimizi, hayatımızı etkiledi. Çok garip, her akşam, işten döndüğümde, bunu düşünmekten, hayalini kurmaktan kendimi alakoyamıyorum. Benimle aynı arzuları olan İpek için de aynı, ama o hislerini aynı şekilde belli etmiyor. Kendine göre, beni ölçüyor ve sorguluyor. Onu ikna etmeye çalışıyorum, ilişkimiz için iyi olacağını söylüyorum. 16 yıllık çift hayatımızdan sonra, birbirimizi yeniden keşfetmek ve birbirmizden daha fazla hoşlanmak için yeni bir atılıma ihtiyacımız olduğunu söylüyorum.

Prensip olarak olumlu bakıyor ve aynı istekleri, arzuları olsada bir tülü adım atacak cesareti bulamıyor, beni kaybetmek, bizi kaybetmekten korkuyor.

İkimizde adımı atmayı çok arzuluyoruz, kapının arkasında neler oluyor görmek istiyoruz. O kapı ki, arzularımız ve fantezilerimiz aralamak istiyor, ama anahtar sanki sıkışmış, kapınin öbür tarafında. Bazen kapıyı itmeyi deniyoruz. Ama küçük bir dirsek hamlesi yeterli olmuyor. Bu kahrolası kapının açılması için güçlü bir tekmeye ihtiyac var. Sonunda öbür tarafta ne saklandığını görebilmemiz icin. Bazı fikirlerimiz var, bazı klişeler, ama acaba doğrular mı? Kapının arkasında ne olduğu konusunda bize o kadar çok şey söylendi ki, o kadar çok yazı okuduk ki, ama genede cesaret alarak gidip görmek çok heyecanlandırıcı.

Halbuki, o da, ben de, bundan uzun zaman önce, gençliğimizde kapının öbür tarafını tanımıştık. Bizim için yapılmadığını düşündüğümüz o dünyayı unutmuş, veya unutmaya çalışmıştık. Çok yakın, ama ayni zamanda erişilmez, paralel bir dünya.

Birçok dost, iş arkadaşı, “gerçek hayat” dedikleri bu dünyadan bize uzun zamandır bahsediyor. Arzularımıza rağmen, korkularımız bizi durduruyor. Aptalca, çünkü ön yargılardan sıyrılıp kapıyı aralamak ve geçmek o kadar kolay ki. Kapının öbür tarafında tehlikeli veya zararlı bir şey yok ki, sadece benim ve onun gibi insanlar. Komşu, iş arkadaşi, fırıncı veya sokaktan geçen adam. Farklı bir şekilde, farklı bi tonda yaşamayı seçmiş insanlar. Ama benim ve onun dışında başka insanlar değil. Erkekler, kadınlar, çiftler, gençler ve yaşlılar, güzeller ve çirkinler, aptallar ve zekiler, zenginler ve fakirler, maceracılar, evde oturmasını sevenler. Açmayı cesaret edemediğimiz bu kapı arkasında birçok farklı kişilik…

Kararlıyız yarın bu kapının eşiğinden beraber geçecegiz. Ayanın öbür tarafına maceraya gidecegiz.

İpek en güzel elbisesini giyecek. Yıllardır giymedigi o elbiseyi. Olağan günlerde görülmesi cok hoş kalçalarının üstünü göstermeyecek şekilde yeterince uzun ama ve cok fazla kısa değil. Ama bu olağan bir gün degil. Külotlu corap giymeyecek. Külotlu corapları cok seven İpek bu sefer çıplak bacaklarını gösterecek. Eşarbını vestiyere bırakacak ve sade olacak, hafif, nerdeyse saydam bir makyaj ile. Arzu edilemeyecek kadar da değil, ama bu ilk gece için uslu duralım. Şeytanı çok özendirmeyelim, çok hayal kırıklığı ile karşılaşabiliriz. Ben züppe bir kıyafet seçeccegim, biraz “tiki”, ortama ayak uydurabilmek için, umarim kabul edilirim. Bir toplum içinde çok uyumsuz görünmemek için ve hele tanımadığım bir dünyada.

İyi durmak gerekir, başkalarına çok yanaşmamak. Daha cok “dikizci” bir tutum sergileriz, biraz geride pasif oluruz ve diğerlerine katılmayız. En azından o kadar hızlı değil. Zamana zaman tanımak lazım…

2 Yorum Yapıldı, sen de bir yorum yap! : “Libertenliğe ilk adım… bir rüya”

  1. slmon 08 Haz 2008 at 03:54

    slm arkadaslar güzeldi hikayeniz tanismak isteyen ciftler yada bayanlar ekleyin tanisalim xhakanx_35@hotmail.de

  2. semferon 07 Tem 2008 at 17:57

    kalın ve uzun sewrsenız hakay15@hotmail.com

Trackback URI | Comments RSS

Yorum Yapın